- 17:16Fas, Küresel İstikrar Endeksi'nde Kuzey Afrika ülkeleri arasında ilk sırada yer alıyor.
- 16:33İngiliz Parlamentosu, Batı Sahra sorununu, Fas kimliğinin tanınması çağrıları arasında tartışıyor.
- 15:55Fas: Uluslararası Çalışma Örgütü yeni grev yasasını memnuniyetle karşıladı
- 15:26Türkiye 6 yıl sonra ilk AB yüksek düzeyli ekonomik diyaloğuna 'hazır'
- 14:43CHP'de parti yüksek riskli kongreye hazırlanırken iç çekişmeler yaşanıyor
- 13:00Trump yüzünden 2026 Dünya Kupası'nı kaçırma riskiyle karşı karşıya olan kırk ülke
- 11:42Fas'ta üretilen Dacia Sandero, 2025'te Avrupa'nın en çok satan otomobili oldu
- 11:19OpenAI, ChatGPT görüntü oluşturma özelliğinin lansmanından sonra kullanıcı sayısında artış gördü
- 10:38Fas'ta Büyük Bir Rüzgar Türbini Montaj Projesi
Facebook’ta Bizi Takip Edin
Latin Amerika'da Fas Diplomasisi: Bir Azim ve Gerçekçilik Modeli
2024'te Fas diplomasisi, Fas Sahra sorunuyla ilgili olarak Latin Amerika'da yeni ve kesin zaferler kaydetti. Fas, Kral VI. Muhammed'in Yüksek Rehberliği'nin etkisi altında, birçok Latin Amerika ülkesini kendi konumunun meşruluğu ve Sahra anlaşmazlığını çözmeye yönelik özerklik girişiminin doğruluğu konusunda ikna edebildi.
2004 yılından bu yana, Kral'ın Latin Amerika ile ilişkileri güçlendirmeye yönelik dinamikleri meyvesini verdi; özellikle Ekim ayında Ekvador'un sözde "sadr"ı tanımasını 40 yıl sonra askıya alması gibi tarihi kararlarla. Bunu Kasım ayında Panama izledi ve tarihsel olarak ayrılıkçı yanlısı Latin Amerika ülkelerinin konumunda kayda değer bir değişime işaret etti.
Faslı diplomatların temel argümanı, gerçekçi ve barışçıl bir çözüm olarak öne çıkan özerklik girişiminin güvenilirliğinde yatıyor. Brezilya, Şili, Paraguay ve Peru gibi ülkeler, Fas'ın güney eyaletleri üzerindeki egemenliğini vurgulayarak bu yaklaşımı desteklediklerini ifade ettiler.
Destek, Fas'ın toprak bütünlüğüne uygun kararlar alan Paraguay Senatosu ve Mercosur Parlamentosu gibi bölgesel parlamentolardan da geldi. Bu diplomatik ve parlamento zaferleri, bölgedeki siyasi, ekonomik ve medya aktörlerini harekete geçirebilen proaktif Fas diplomasisinin etkinliğine tanıklık ediyor.
Bu dinamik, diplomatik bir meselenin ötesinde, Polisario'ya ve onun ayrılıkçı tezine verilen desteğin giderek azalmasıyla birlikte Latin Amerika kamuoyu üzerinde de etki yarattı. Bu gelişme, bölgenin elitleri arasında Sahra sorununa ilişkin algılarda kaçınılmaz bir değişimi gösteriyor.
Kısacası 2024, Fas'ın Sahra'daki sabırlı ve stratejik diplomasi ile pekiştirilen pozisyonunun uluslararası alanda tanınmasında önemli bir adımdır. Daha önce yabancı fonlarla desteklenen ayrılıkçı tez, bugün Fas gerçekliğinin ve meşruiyetinin ağırlığı altında yok olmaya mahkum görünüyor.
Yorumlar (0)