Paris, insan hakları konusundaki tartışmanın ardından Washington ile krizi yatıştırıyor
Fransa, Amerika Birleşik Devletleri ile olan diplomatik anlaşmazlığın sayfasını çevirmeye çalışıyor. Cenevre'deki Birleşmiş Milletler nezdindeki misyonu, Washington'u insan haklarına bağlılığını sorgulamakla suçlayan bir yayın sonrası üzüntülerini ifade etti. Temmuz ayında yayımlanan bu mesaj, Amerikalılardan sert bir tepki almış ve Fransa'nın Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yeni büyükelçisinin atanma sürecini karmaşık hale getirmişti.
Washington'un öfkesine yol açan bir mesaj
Tartışmanın kaynağı, 25 Temmuz'da Cenevre'deki Birleşmiş Milletler nezdindeki Fransız misyonu tarafından çevrimiçi olarak yayımlanan bir yayındır. Paris, Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk'ün görev süresinin uzatılmasına karşı oy kullanmasını eleştirmiştir.
Amerika'nın bu tercihi, özellikle Rusya ve Kuzey Kore ile birlikte gerçekleşti ve Fransız diplomasisinde özellikle sert bir tepkiyle karşılandı. Ancak bu kamuoyu beyanı, Birleşmiş Milletler'deki tartışmanın çerçevesini hızla aştı.
Washington, Fransız ifadelerini kınadı ve memnuniyetsizliğini gösteren çarpıcı bir şekilde ortaya koydu. Amerikalı temsilciler, Fransa'nın konuşma yaptığı sırada Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantısını terk etti.
Paris, sorunlu bir ifadeyi kabul ediyor
Bu beyanattan kaynaklanan gerilimler karşısında, Fransa'nın Cenevre'deki BM nezdindeki daimi misyonu nihayet üzüntülerini ifade etti.
Web sitesinde İngilizce olarak yayımlanan bir açıklamada, 25 Temmuz'daki mesajının Amerika Birleşik Devletleri'nin insan hakları konusundaki taahhüdünü sorguladığını kabul etti. Ancak Paris, anlaşmazlığın siyasi boyutunu hafifletmek istedi ve bu anlaşmazlığın belirli bir oylama ile ilgili olduğunu, insan haklarının savunulması ilkesine dair olmadığını vurguladı.
Bu açıklama, Washington'a yönelik bir yatıştırma jesti olarak görülüyor; zira Fransa-Amerika ilişkileri bu tartışma nedeniyle zayıflamıştı.
Fransız büyükelçi dosyası askıda
Birleşmiş Milletler'deki tartışmanın ötesinde, bu mesele iki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler üzerinde de somut sonuçlar doğurdu.
Washington, Aurélien Lechevallier'in Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yeni Fransız büyükelçisi olarak atanmasına karşı çıkmayı düşünmüştü. Önceden Élysée Sarayı'nda danışmanlık yapmış olan Lechevallier, şu anda Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot'un kabine direktörlüğünü yürütüyor.
Paris, başlangıçta onun Eylül ayında göreve başlamasını istemişti. Ancak bu diplomatik olay, bu atamanın takvimini karmaşık hale getirmişti.
Fransız misyonunun resmi olarak ifade ettiği üzüntüler, artık Lechevallier'in adaylığının Amerikan onayını kolaylaştırabilir ve iki başkentin bu durumu yavaş yavaş kapatmasına olanak tanıyabilir.
Franco-Amerikan ilişkisini koruma isteği
Bu anlaşmazlık, Paris ve Washington arasındaki diplomatik ilişkilerin hassasiyetini gözler önüne seriyor; zira uluslararası bir konuda yapılan bir kamuoyu beyanı, hızla ikili bir krize dönüşebiliyor.
Fransa, Temmuz ayında yapılan açıklamaları geri alarak bu tartışmanın sonuçlarını sınırlamaya çalışıyor. Bu jest, iki ülkenin birçok uluslararası dosyada diyalog kanallarını koruması gerektiği bir dönemde gerçekleşiyor.
Bu mesele etrafındaki yatıştırma, böylece diplomatik ilişkilerin daha sakin bir şekilde yeniden başlamasına yol açabilir; özellikle de Washington'daki yeni Fransız büyükelçisinin beklenen gelişiyle birlikte.
-
13:00
-
12:45
-
12:30
-
12:15
-
12:00
-
11:45
-
11:15
-
11:00
-
10:45
-
10:30
-
10:15
-
10:00
-
10:00
-
10:00
-
09:45
-
09:15
-
09:00
-
09:00
-
08:45
-
22:30
-
22:00
-
21:30
-
21:00
-
20:00
-
17:30
-
16:03
-
15:30
-
14:00