- 17:09Türkiye, Avrupa'yı güvenlik için AB dışındaki ortaklarla çalışmaya çağırdı
- 16:16Fas, Uluslararası Para Fonu'ndan 4,5 milyar dolarlık yeni bir kredi hattı aldı, bunun bir güvenlik ağı olduğunu söylüyor
- 15:09CHP'nin 'yıkıcı' boykot çağrısı Türklerin dik durmasıyla sönümlendi
- 12:39Burma depremi: Ölü sayısı 3.000'i geçti
- 12:12Dünyanın en küçük kablosuz uçan robotu icat edildi.
- 11:38Fas, FIFA sıralamasında 12. sıraya geri döndü
- 11:17Forbes 2025 sıralamasında üç Faslı milyarder
- 10:42Trump'ın tarifelerinin ardından dünya piyasaları sarsıldı
- 09:54Güney-Güney Parlamento İşbirliği: Fas, And Dağları Parlamentosu için önemli bir ortak
Facebook’ta Bizi Takip Edin
Rapora göre en zengin %1'lik kesim, küresel servetin %63'üne sahip
Ardışık ekonomik krizlerin yaşandığı bir dönemde Oxfam örgütünün yayınladığı raporda, milyarderlerin servetinde görülmemiş bir artış yaşanırken, zengin ile fakir arasındaki ekonomik uçurumun endişe verici biçimde derinleştiği ortaya konuldu. Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu ile birlikte yayımlanan raporda, küresel zenginliğin giderek az sayıda kişinin elinde toplandığı vurgulanarak, ekonomik adalet ve toplumsal istikrar konusunda endişelere yol açtığı belirtiliyor.
"Zahmetsiz Zenginliğin Sanatı" başlıklı rapora göre, milyarderlerin sayısı son yıllarda artmış ve servetleri 2020'den bu yana rekor bir oranda ikiye katlanmıştır. En zengin %1'in yeni zenginlerin yaklaşık %63'ünü ele geçirdiği belirtilmektedir. COVID-19 salgınından bu yana servet yaratılırken, dünyanın en yoksul yarısı bu servetin yalnızca çok küçük bir kısmını elde edebildi.
Oxfam, milyarderlerin servetinin 2024 yılına kadar bir önceki yıla göre üç kat artarak 2 trilyon dolara ulaşacağını tahmin ediyor. Buna karşılık, yoksulluk içinde yaşayan insanların sayısında 1990'dan bu yana kayda değer bir iyileşme görülmedi.
Raporda ayrıca, yaygın inanışın aksine milyarderlerin servetlerini mutlaka sıkı çalışmayla elde etmedikleri vurgulanıyor. Servetlerinin yüzde 60'ı aslında miras, tekelcilik veya ticari işbirliklerinden geliyor. Oxfam ayrıca "kazanılmamış" zenginlik kavramını ele alıyor ve sömürgeciliğin geçmişte kalmış bir olgu olmaktan çok, günümüzdeki eşitsizlikleri açıkça körüklemeye devam ettiğini belirtiyor.
Aynı zamanda, enflasyon ve artan yaşam maliyetleri nedeniyle birçok ailenin gerçek gelirlerinin düşmesiyle aşırı yoksulluk içinde yaşayan insanların sayısı arttı.
Raporda, servet dağılımındaki bu eşitsizliğin eğitim ve sağlık gibi sosyal hizmetlerin zayıflamasına yol açtığı ve genç işsizlik oranını artırdığı vurgulanıyor. Bu durum uzun vadeli sosyal ve ekonomik istikrarı tehlikeye atmaktadır.
Makalede ayrıca adaletsiz vergi sistemlerinin zengin ile fakir arasındaki uçurumun büyümesine katkıda bulunduğu vurgulanıyor. Bu sistemler, en zenginlerin vergi cennetlerini kullanarak vergiden kaçınmasına olanak tanırken, sıradan vatandaşlar giderek ağırlaşan bir vergi yükünün altına giriyor.
Oxfam, hükümetleri eşitsizliği azaltmak için acil önlemler almaya çağırıyor; bunlar arasında, hem yerel hem de uluslararası alanda en zengin yüzde 10'un gelirinin en yoksul yüzde 40'ın gelirini geçmemesinin sağlanması da yer alıyor. Örgüt ayrıca zenginlere daha fazla vergi uygulanması, vergi cennetlerinin ortadan kaldırılması, miras vergilerinin getirilmesi ve Güney ülkelerinden Kuzey ülkelerine servet transferinin sonlandırılması gerektiğini vurguluyor.
Oxfam'ın bu raporu, küresel istikrarı tehdit eden artan eşitsizliğin ele alınması için acil bir eylem çağrısını temsil ediyor.
Yorumlar (0)